GİRESUN TİME
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Ali Baba

SÜTSÜZ İNEK ANGARA'YA....

Dursun ONUR

21 Ağustos 2014, 22:22

Dursun ONUR

Sevgili okuyucularım,

Fıkradır.

Sanal.

Uydurma.

Hepsi yalan canlarım.

Bendenizin marifeti.

Biraz sos kattım.

Tat alın diye karıpkarıştırdım.

Mayonezli.

Yeyin.

İşin hazin tarafı.

Bilgiye dayalı fikri değil fıkrayı seviyorsunuz.

Ben de modaya uydum.

Alın.

Başlayalım.

Adamın biri, köyden panayıra satmak için bir inek götürmüş, tellala vermiş...

Tellal ineğin yularından tutmuş, başlamış dolanmaya, hem dolanıyor, hem bağırıyor:

'Bu inek soyludur, bu inek boyludur, cinstir, altmış okka süt verir, altı aylık gebedir!...'

Köylü tellalın yanına yanaşmış, kulağına eğilmiş:

‘Bana bak!  Dediklerin doğruysa, ben bu ineği satmaktan vazgeçtim..’

Demem o ki…

Bilbortlara inanmayın.

Sanal yalan.

Cazgırlığa asla.

İnanmadığınıza inanır gibi yapmayın.

Pazarlama hiledir. Piyar oyundur.

Ters köşe olursunuz. Ki oldunuz.

KAFA-KOLA geldiniz.

İneğe doğru yürmesini öğretemediğimzi için, tökezledi.

Yandan çarklı...

İnek sütten kesikti aslında.

Ne diyor FOTONEL:

'En büyük yalancı kimdir?  En çok kendinden bahsedendir.'

Bilemediniz.

Devam edelim.

Daha iyi anlaşılsın.

Lafın tamamı embesile.

Kayseri'ye yeni gelen yabancı, ayakkabısını boyatırken boyacıya takılmış:

‘Siz Kayserililer eşeği boyayıp babanıza satarmışsınız.’

‘Nasıl yapılır bu iş?’

Boyacı, fırça sallamayı sürdürerek:

‘İşte, demiş, eşeği böyle boyarız biz!’

Tarih 30 Mart.

Tuzağa düştünüz.

Kendi kuyunuzu kazdınız.

Boyandınız.

Oylarınızla.

Amin oldunuz.

Bitmedi.

Habire bana şikayet ediyorsunuz.

Bağışlayın ama 'Acizlik' bu.

Güneşin size ulaşmadığı yerde gölgede çırpınmak bu.

Durmadık, yolu takip ettik diyorsunuz.

Aksu Vadisi’nden Batlama’ya…

Yahu hiç mi bilmezsiniz...

TAGOORE kulak verseydiniz.

'Denizin kenarında durarak veya suya bakarak denizi aşamazsınız.'

Allah aşkına, bu nasıl bir basiret bağlanmasıdır?

Tarih 30 Mart sonrası.

Konu, vefasızlık.

Ağlama, sızlama.

Falan, filan.

Gene gacırt.

Köprüde satış.

Trafik de boğulma.

Yani…

Kırmızı size yakışmıyor.

Yeşil ışıkta haşırt.

Bana da mı deniyor buna.

Öyle.

Üstelik yağlı mucuk.

Kafalarınızı karıştırmak istemiyorum Giresunlu.

İnce zekanıza kurban.

Fıkradır E dostlar.

Kışt....

Bakın.

Sanık kesinlikle ceza yiyecekti.

Avukat "Ben seni kurtarırım" diyerek büyük bir ücret karşılığında davayı üstlendi.

Sonra sanığı karşısına aldı:

‘Yargıç ne derse desin, ne sorarsa sorsun, "lo lo lo" dan başka söz söylemeyeceksin.’

Duruşma saati geldi, yargıç sanığa sordu:

‘Adın ne?’

'Lo lo lo.'

‘Söylesene be adam!’

'Lo lo lo.'

‘Kaç yaşındasın?’

'Lo lo lo.'

‘Yahu burası mahkeme. Cevap ver:’

'Lo lo lo.'

Bu esnada sanığın avukatı yerinden kalktı:.

‘Görüyorsunuz sayın yargıç, müvekkilim zararsız bir delidir. Ceza sorumluluğu yoktur.’

Yargıç savunmayı haklı bularak sanığın ceza sorumluluğu olmadığı yolunda karar verdi.

Duruşmanın ertesi günü avukat, sanıktan ücretini istedi.

Hapisten kurtulan adam yine mahkemedeki tavrını takındı:

'Lo lo lo.'

‘Dostum,mahkeme sona erdi, kendine gel. Şakayı da bırak.’

'Lo lo lo. '

Avukatın tepesi attı:

‘Senden para mı istiyorum be adam! Bana da mı lo lo lo?’

Kısaca ve özetle…

Çok laf kalabalığı yapabilirim ama menzile varmıyor.

Kaçtır…

Dilim döndüğünce anlatıyorum, hala bıraktığım yerdesiniz.

Benim oğlum bina okuyor, döne döne misali.

Evet, bilirim.

Fikir ve felsefe yorar adamı.

Ben de bu seferlik boyut değiştirdim.

En iyisi fıkra anlatayım, dedim.

Gülüp geçmeyin kardeşim.

Özünde adamlık saklı.

Haliyle insanlık.

Aman dikkat!..

Anlayana sevaptır bir nevi, sevap.

Amma nerdeeeee!

Alem bilmem ne olmuş.

Neyse,,,

Fıkra da kar etmediyse…

Ekleyelim.

Vefanın diyeti yoktur.

Haine…

Düzenbaza.

Anlaşıldııııııııııııı…

Netice…

Siz sağ biz selamet.

Tekeden pardon, inekten süt çıkarmaya çalışan sağmacılar hariç.

Milli içki 'AYRAN' su gibi akıyor.

Ayışığının gölgesinde güneşin bağrında bir yerlerde.

Şehrin şerefine kalkıyor kadehler.

Pardon, ayran bardağı.

Faturalar gırla.

Gideceği adres de malum.

Fıkra tadında.

Günahlarınızdan arınmak mı istiyorsunuz?

Satır değilse yatıra.

Doooğru Çınarlar’daki zat-ı muhtereme.

Allah kabul etsin.

Aminnnnn....

Gelelim başa.

Merak ediyorsunuz?

Fazla merak iyi değildir.

Sonu hazindir.

Etmeyin, okuyun ki kedi ölmesin.

Sütsüz inek kim?

Hemen söyleyeyim.

Dağa değil.

ANGARA'YA ha kaçtı ha kaçacak.

Davet bekliyor, tirübüncü.

Dili yanık....
İyice köşeye sıkıştı. Tırmalıyor ötesi debeleniyor.
Oynaya oynaya yumurta kapıya dayandı.

Hala mı anlaşılmadı?

Duvarlara sorun.

Fıkrada mı fayda etmedi?

Oturun be!

Sıfır....

Konuyu bağlayalım.

Konu sütün dolaysıyla peynirin otağı Hollanda'da geçiyor.

Bize ne kadar yazar, bilemem.

Memleket işi.

Uyarlamak zor.

Size kalmış artık.

Benden bu kadar.

Sadece şunu söylemeden geçemeyeceğim.

İnsan kendine uymayan hikayeyi okur mu?

Behhhh....

Offff anam offff!....

Tilki aynıysa, tilkiliğinin adı, adresi ve ülkesi olur mu?

Mesele postsa tilki her yerde tilkidir.

Galiba anlatabildim.


Bu haber 976 defa okunmuştur







Bu haber 1417 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
EY SİYASET, SEN NELERE KADİRSİN!..20 Haziran 2016

Sayaç


HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi